Turizm

14 Mart 2010

İlimiz denizi, adası, yaylaları ve kültürel varlıkları ile eşsiz bir doğa güzelliğine sahiptir. İl Merkezindeki Giresun Kalesi, Zeytinlik Mahallesi ve Giresun Adası turistik açıdan görülmeye değer yerlerdir.

Ülkemizin en güzel yaylaları da ilimizdedir. Kümbet, Bektaş, Yavuzkemal ve Sisdağı yaylaları başta olmak üzere ilimizde bir çok yayla bulunmaktadır. Bu yaylalarımızda yaz dönemi çeşitli şenlikler yapılmaktadır. Ayrıca her yıl Aksu Deresi ağzında halk arasında Mayıs Yedisi diye bilinen uluslar arası düzeyde şenlikler düzenlenmektedir.

Giresun’un doğu ve batısındaki sahiller kilometrelerce uzayıp giden tabii plajlar halindedir. Ayrıca İlimizde görülmeye değer tarihi tescilli birçok yapı da mevcuttur.

Dereli İlçesi Kümbet Köyünde 5 yıldızlı otel niteliğinde bungalov ev, otel ve lokantadan oluşan Koçkayası Tesisleri bulunmaktadır.

İlimiz doğal maden suları ile de ünlüdür. Merkeze İnişdibi Beldesi, Dereli Pınarlar Köyü ve Alucra Aktepe köyünde Maden suyu kaynakları bulunmaktadır.

Zengin bitki örtüsü, çağlayanlarla son derece temiz havası olan dağ ve yaylalarımızda günübirlik kamp kurma, doğa yürüyüşleri, dağcılık, tırmanma, at ve bisiklet sporu konularında yararlanmak mümkündür.

Giresun’a 60 km. mesafede Karagöl Dağları trekking için son derece elverişli bir bölgedir. Burada trekking sporu yapmak için çok çeşitli parkurlar vardır.

Ayrıca Anastos Yaylasının Arda Mevkii ile Bektaş Yaylası Yürücek Tepesi gibi bölgeler de dağ turizmi için elverişlidir.

Yaylalarımızda atlı doğa yürüyüşleri, patika yürüyüşü, seyirlik, dağ bisikleti, motorsiklet kros, çim kayağı (Bektaş Yaylasında rakım yüksekliği sebebiyle ağaç yoktur, çim kayağına uygundur.) sporlarına elverişlidir.

İlimizde Kültür ve Turizm Bakanlığı İşletme Belgeli 763 yatak kapasiteli 12 adet, belediye işletme belgelide 17 adet otel bulunmaktadır. Toplam yatak kapasitesi 1548 dir.

Giresun’a Gelipte;

Karadeniz’in incilerinden biri olan Giresun Adası’na gitmeden,
Kaleden şehri kuşbakışı seyretmeden,
Yazın akşamüzeri “Mavi Tur” a çıkmadan,
Yaylada Izgara keyfi yapmadan ki yaylada yenen ızgaranın tadı ölene kadar unutulmaz,
Dünyanın en Lezzetli fındığını ve meşhur “Pide”sini, ” Hamsi Böreği”, ve “Karalahana Yemeklerini” tatmadan, Giresun müzesini görmeden,
Peştemal ve Kazancılar Çarşısı’nda satılan el yapımı hediyeliklerden satın almadan,
DÖNMEYİN…

Fındığın Tarihçesi

14 Mart 2010

Fındık meyvesi çok eski devirlerde insanlar tarafından yenilmiş ve besin değeri takdir edilmiştir. Zaman zaman hükümdar sofralarına giren fındık meyveleri sonraları Akdeniz bölgesinde ticaretin artması ve genişlemesi ile bir servet ve bereket timsali halini almıştır.

Fındık dünya çapında yetiştirilme alanı bulmuş, rağbet görmüş bir üründür.

Tarımla uğraşan birçok küçük işletmeli ailelerin geçim kaynağı olmuştur. Daha sonraları yetiştirilme alanları genişletilerek ithalatta ve ihracatta yerini almıştır.

Fındık insan hayatına öyle bir yerleşmiştir ki geçmişten bugüne kadar edebiyatta, folklor de, sözlüklerde, seyahatnamelerde ve hatta tıp ta adından bahsettirmiştir. Böylelikle fındık insanlığın vazgeçilmez ürünlerinden biri olmuştur.

Çeşitli kaynaklardan yararlanılarak hazırlanan bu tezde, fındığın tarih boyunca gelişimini, türlerini ve dünyada ki üretim alanları hakkında geniş bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Fındığın geçmişini zenginlikleri ortay koymak amaçlanmıştır.